FODMAP Diyeti Nedir?

FODMAP az miktarda emilebilen karbonhidratları ifade eden bir kavramdır. Fermente Oligosakkaritler (FOS,GOS) , Disakkaritler (fruktan, rafinoz, inülin) Monosakkaritler (laktoz)  ve Poliyoller (sükroz, fruktoz, sorbitol, mannitol, maltitol) gibi bütün kısa zincirli karbonhidratları içerir. Fermente oligo, dimonosakkaritler ve polioller bağırsak içine su çekerler yani ozmotiktirler, kolonda hidrojen (H2) üretimini arttırırlar ve yüksek FODMAP içeren besinler aşırı tüketildiğinde sindirilememe veya zayıf emilim gibi problemlere bağlı olarak bağırsak sistemindeki bakteriler tarafından fermente edilebilirler. Acı, gaz, karın ağrısı, kramp ve şişkinlik gibi problemler bu fermentasyon ile meydana gelebilmektedir.

Dört FODMAP grubunun ana diyet kaynakları şunları içerir:

  • Oligosakkaritler: Buğday, çavdar, baklagiller ve sarımsak ve soğan gibi çeşitli tahıllar ve sebzeler.
  • Disakkaritler: Süt, yoğurt ve süzme peynirler. Laktoz bu besinlerdeki ana karbonhidrattır.
  • Monosakkaritler:İncir ve mango gibi çeşitli meyveler ve bal ve agave nektarı gibi tatlandırıcılar. Fruktoz bu besinlerdeki ana karbonhidrattır.
  • Polioller: Böğürtlen ve liçi gibi bazı meyve ve sebzelerin yanı sıra şekersiz sakızların içerisinde bulunan düşük kalorili tatlandırıcılar.

FODMAP Alımının GIS Semptomlarına Etkisi Nelerdir ?

FODMAP’lerin gastrointestinal semptomlara etkisinde 2 mekanizma mevcuttur. İlk mekanizmaları, FODMAP‘ler kısa zincirli karbonhidratlardır ve gastrointestinal sistemde tamamen emilemezler. Emilimleri kötü olduğu için ozmotik hareketle ince bağırsağa fazla miktarda su çekilmesine neden olurlar. Bunun sonucu olarak luminal distansiyon ve karın ağrısı görülebilir. Aynı zamanda bu artmış olan su proksimal kolona iletilir. İkinci mekanizmaları ise ince bağırsakta tam olarak emilemeyen FODMAP’ler ince bağırsaktan kalın bağırsağa doğru hareket ederler. Burada kolondaki mikrobiyata tarafından fermente edilirler ve bunun sonucunda fazla miktarda gaz açığa çıkar. Fazla miktarda su tutulumu ve açığa çıkan fazla gaz miktarı sonucunda bağırsaklarda genişleme ve luminal distansiyon görülür.

FODMAP Diyeti Kimler İçin Uygundur ?

Düşük FODMAP diyeti herkes için uygun değildir. IBS teşhisi konmadıkça, araştırmalar diyetin yarardan çok zarar verebileceğini öne sürmektedir. Bunun nedeni, çoğu FODMAP‘nin prebiyotik olmasıdır , yani yararlı bağırsak bakterilerinin büyümesini desteklerler. IBS’niz varlığında, kronik bağırsak semptomlarınız varsa, alkol, kafein, baharatlı yiyecekler ve diğer yaygın tetikleyici yiyeceklerin kısıtlanması gibi tavsiyeler semptomları iyileştirmek için yeterli değilse, FODMAP diyeti uygulanabilir.

FODMAP Diyetinin Uzun Vadede Olumsuz Etkileri Nelerdir ?

Posa Alımı : Diyet posası, çözünür posa (pektin, hemiselüloz vb.) ve çözünmez posa (selüloz, lignin vb.) olarak iki alt grupta incelenmektedir. Meyve ve sebzeler hem çözünür posa hem de çözünmez posa yönünden zengin besin grupları içerirken, tahıl grubu besinler -özellikle kepek- çözünmez posa yönünden zengindir. Çözünür posa düşük laksatif etki gösterir. Baklagiller, meyve, sebzeler gibi diğer posa kaynaklarının önemli miktarda azaltılmasından dolayı, düşük FODMAP diyetinde düşük diyet lifi alımının daha fazla gerçekleşmesi beklenebilir. Posa sınırlandırılmış diyet özellikle konstipasyon şikayetleri bulunanlarda zararlı olabilir.

Mikrobiyota : Düşük Fodmap diyetini kısa zincirli yağ asidi üretimini azaltmaktadır. Aynı zamanda bu diyet bağırsak mikrobiyotasını değiştirir. Yararlı bakterilerden bifidobakterilerin sayısını azaltır. Fakat yine de Fodmap kısıtlı diyet IBS semptomlarını iyileştirmede etkili bulunmuştur. Kısa Zincirli Yağ Asitleri’nin kolon kanserine karşı önleyici olduğu bilinmektedir. İnülin, Fruktooligosakkait ve Galaktooligosakkarit ile desteklenen diyetlerin bifidobakterileri geliştirerek, Bacteroides, Escherichiacoli ve Clostridium. benzeri zararlı bakterilerin sayısı eksilterek prebiyotik etki oluşturabileceği görülmüştür. İBS’li kişilerde bifidobakteri konsantrasyonu azdır. Bu yüzden FODMAP bağırsak sağlığı için önemlidir ve diyette artırılmasının yararlı olabileceği öngörülmektedir. Uzun zamandaki etkisi incelenmemiştir; fakat birkaç ay sonra, diğer diyet değişiklikleri ile beraber bağırsak mikrobiyotasını değiştirerek, bakteri profilinin normal haline dönebileceği düşünülmektedir.

Besin ögeleri : Düşük bir FODMAP diyeti, bazı FODMAP bakımından zengin sebzelerde (örn. Karnabahar, soğan, sarımsak) ya da meyvelerde ve  böğürtlenlerde bulunan fenolik asit antosiyaninler, flavonoidler, karotenoidler ve C vitamini gibi doğal antioksidanlar açısından da zayıf olabilir. Bu durumda kişilerde mineral ve vitamin eksiklikleri görülebilir ve posa alımının azalmasına bağlı olarak da konstipasyon artabilir. Uzun vade de  düşük FODMAP diyetinin sebep olacağı muhtemel eksikliklerin önüne geçebilmek için besin  takviyelerinin kullanılmasına önem verilmelidir.

FODMAP İçeren Besin Ögesi Kaynakları ve Alternatif Besinler

FODMAP Diyeti Nasıl Olmalıdır?

FODMAP, genel hatlarıyla sıkı uyum gerektiren bir diyettir. Kişinin besinlere olan toleransı takip edilerek, kişiye özel bir diyet planı tasarlanmalıdır. Gıda katkı maddeleri, kafein, yağ içeriği, öğün büyüklüğü ve düzeni gibi etmenlerin semptomları tetikleyebileceği göz önünde bulundurularak bunlara da dikkat edilmelidir. Son olarak kişinin besin pişirme yöntemleri veya yaşam tarzından dolayı diyetin modifiye edilmesi yaklaşımı gerekli olabilmektedir. İlk aşamada bireyin FODMAP alımını belirlemek ve niceliksel olarak tükettiği besinleri tanımak önemlidir, uygun besin alternatiflerini içeren öneriler ile desteklenmelidir. Bireyin FODMAP alımı fazla olmasına rağmen IBS semptomları hafif seyrediyorsa düşük seviyede kısıtlama önerilebilir. Yeniden FODMAP içeren besinler diyete eklenirken toleransı değerlendirebilmek için her bir besin teker teker birkaç günlüğüne verilmelidir.

Yorum Bırakın