Hamilelik Surecine Nasil Beslenmeliyiz

Gebelikte beslenmeGebelik öncesi ve sürecinde, emzirme döneminde beslenme ve yaşam tarzının; obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalık gibi yaygın bulaşıcı olmayan hastalık riski de dahil olmak üzere, çocuğun sonraki sağlığı üzerinde uzun vadeli etkiler yarattığı gösterilmiştir. Obezite prevalansındaki küresel artış nedeniyle, özellikle adipozitenin gelişimsel kökenlerine odaklanılmıştır. Bu da erken yaşam planlamasının, obezitenin nesiller arası aktarımına ve bununla ilişkili sağlık sonuçlarına katkıda bulunmaktadır.

Prekonsepsiyon (Gebelik Öncesi)  Döneminde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Prekonsepsiyon sağlığına odaklanmanın, gelecek nesillerin sağlığını iyileştirmek için önemli bir fırsat sunduğu yaygın olarak kabul edilmektedir. Gebelik öncesi sağlıklı beslenme, bir annenin hamilelik ve emzirme sürecinde besin gereksinimlerini karşılama yeteneğinin merkezinde yer alır ve embriyonun, fetüsün, bebeğin ve çocuğun sağlıklı gelişimi için hayati önem taşır. Birçok kadın; kalitesiz beslenme, düşük düzeyde fiziksel aktivite, sigara ve aşırı alkol tüketimi ile karakterize edilen ve gebe kalma süresi boyunca yaygınlığını koruyan, sağlıksız bir yaşam tarzına sahiptir. Hamileliğe giren kadınların fiziksel olarak aktif olmaları, sağlıklı beslenmeleri, sigara içmemeleri, alkolden uzak durmaları ve normal bir BKİ’ye sahip olmaları durumunda sağlıklı bir gebelik süreci daha olasıdır. Yapılan son çalışmalar, obez hamile annelerde hem farmakolojik (metformin) hem de davranışsal (diyet/fiziksel aktivite) müdahalelerin sırasında anne ve bebek perinatal sonuçları üzerinde yalnızca sınırlı bir etkiye sebep olduğunu, bu nedenle sonuçların iyileştirilmesi için gebe kalmadan önce müdahale edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Gebelik öncesi dönemdeki kadınlarda özellikle Folat, Demir, D vitamini, B 12 vitamini, iyot ve diğer mikro besinlerin alımına dikkat edilmelidir.

Gebelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Gebelikte beslenme; mikro besinler için ideal referans aralıkları farklılık gösterir çünkü, vitamin mineral ihtiyacı artar; bu nedenle, mikro besin öğelerinin yeterli şekilde alımına özellikle dikkat edilmelidir. Örneğin Folik asit; yeşil yapraklı sebzeler, lahana, baklagiller, tam tahıllı ürünler, domates ve portakal gibi besin kaynaklarından elde edilebilse de gebelik öncesinde rutin olarak takviye edilmelidir. Birçok besine olan gereksinim, yalnızca gebeliğin ilk üç ayından sonra belirgin şekilde artarken, folik asit, iyot ve demir için gebe olmayan kadınlara göre gebelikten itibaren veya hatta daha önce alımın artması önerilir.

Gebelikte Enerji Alımı

Gebelik öncesi beslenme düzeyi optimalin altında değilse, diyetteki makro besin öğeleri dengesinin gebelikte değişmesi gerekmez. Hamileliğin başlangıcındaki enerji gereksinimleri hamilelik öncesinden çok az farklılık gösterir. Odak noktası, “2 kişilik yeme” kavramı yerine besleyici besinler açısından zengin gıdalarla sağlıklı bir diyet olmalıdır.  Vücut kitle indeksi normal olan (< 25 kg/m 2), kadınlar için annenin ihtiyaç duyduğu metabolik taleplerini ve büyüyen fetüsün enerji gereksinimlerini sağlamak için ancak hamileliğin ilerleyen dönemlerinde enerji alımında bir artış gereklidir.

Gebelik Sürecinde Kaç Kilo Alınmalıdır?

Her bir BMI kategorisi için önerilen kilo alımı aralıkları, prematüre bebek ve postmatüre bebek doğumlarını önlemek, sezaryen oranlarını azaltmak ve doğumda alınan kiloların doğum sonrası kalıcı olmasını önlemek için gözlemsel çalışmalardan elde edilen mevcut veriler temelinde tasarlanmıştır.

GEBELİK ÖNCESİ BKİ DEĞERİ DURUM GEBELİKTE ALMASI GEREKEN KİLO
20-25 NORMAL 9-14 KG
<20 ZAYIF 13-16 KG
25-30       HAFİF ŞİŞMAN                     7.5-12.5 KG             ŞİŞMAN
>30
>35 OBEZ 6-10 KG

 Gebelikte Folik Asit ve B vitaminlerinin Kullanımı

Gebelikten önce başlayan ve gebeliğin ilk üç aylık dönemine kadar devam eden, 400 µg/gün şeklindeki folik asit takviyesi; özellikle nöral tüp defekti, Konjenital kalp hastalığı ve yarık damak gibi ciddi doğum kusurları riskini önemli ölçüde azaltır. B vitaminleri hamilelikte optimal sağlık, cenin büyümesi ve beyin gelişimi için gereklidir.  B12 vitamini, hastalıkları önleyici etki ile ilişkili olduğu düşünülen homosistein değeri üzerindeki katabolizmada sinerjistik olarak hareket ettiğinden, B12 vitamini düşük olan kadınlar B 12 vitamini takviyesini de düşünmelidir.  Yaşam boyu sağlık için; folat, vitamin B12 ve vitamin B6 birlikte DNA metilasyon durumunun düzenlenmesinde rol oynar ve bu mikrobesinlerin eksiklikleri epigenetik yollar yoluyla bebek sağlığı üzerinde uzun vadeli etkilere katkıda bulunabilir.

Gebelikte Omega-3 Kullanımı

Düzenli balık, deniz ürünleri ve çiğ kuruyemişler gibi omega-3 kaynaklarını tüketmeyen kadınlar, günde en az 200 mg omega-3 DHA sağlayan bir takviye alarak günlük ortalama en az 300 mg omega-3 dokosaheksaenoik asit (DHA) alımını hedeflemelidir.

Gebelikte D Vitamini Kullanımı

D vitamininin fetal iskelet gelişimi için önemi iyi bilinmektedir; maternal eksiklik, yenidoğanda çocukluk çağı raşitizmi ve osteopeni ile sonuçlanabilir ve ayrıca düşük doğum ağırlığı, artmış neonatal hipokalsemi riski, kalp yetmezliği  ve çocuklukta azalmış kemik yoğunluğu ile bağlantılıdır. D vitamini durumuna diyet katkıda bulunur, ancak diyetle D vitamini alımı genellikle günde sadece 2-4 µg’ye ulaşır. D vitamini güneş ışığına maruz kaldığında deride sentezlenir. Yetersiz güneş ışığına maruz kalan ortamlarda yaşayan, koyu tenli ve güneşe az maruz kalan bölgelerde yaşayan veya kıyafetleri veya güneş koruyucu kullanımı güneşe yeterince maruz kalmaya engel olan kadınlar D vitamini yetersizliği riski altındadır. Bu durumlarda hamilelik boyunca D vitamini takviyesi alınmalıdır. D vitamini takviyesi dozu günde en az 400 IU olmalıdır. D vitamininin besin kaynaklarından ve takviyelerden alımı günde toplam 1.000-2.000 IU aralığında olmalıdır.

Gebelikte Diğer Mikrobesin Öğelerinin Kullanımı

Gereksinimleri belirgin şekilde aşan yüksek mikrobesin alımları genellikle fayda sağlamaz ancak istenmeyen etkilere neden olabilir. A vitamini yetersizliği karaciğer fonksiyon bozukluğu ve doğum kusurları ile ilişkilendirilebilir ancak A vitamini yetersizliği olmayan kadınlarda A vitamini alımı yan etkilere yol açabilir. Yüksek dozlarda C ve E vitaminlerinin düşük doğum riskini artırma potansiyeli tartışılırken, gebelik sırasında kullanılan kombine C ve E vitamini takviyesinin etkilerine ilişkin yapılan sistematik bir incelemede; ölüm, zayıf fetal büyüme, erken doğum veya preeklampsi gibi durumların önlenmesi üzerinde hiçbir etki göstermedikleri saptanmıştır. Kısaca, gebelikte mikrobesin öğeleri düzeyleri optimal düzeyde tutulmalıdır.

Gebelikte Gıda Kaynaklı Enfeksiyonlar

Sosis, salam, sucuk, pastırma, çiğ balık, çiğ deniz ürünleri, pastörize edilmemiş süt, çiğ yumurtalar gibi çiğ ve tam olarak pişirilmemiş ürünler ve bu ürünlerden yapılmış gıdalar dahil hayvansal kaynaklı çiğ gıdaladan gebelikte beslenme sırasında kaçınılmalıdır. Listeriosis ve toksoplazmoz gibi gıda kaynaklı hastalıklar ciddi fetal hasara, erken doğuma ve ölü doğuma neden olabilir. Toksoplazmoz, domuz, kuzu ve av hayvanlarından elde edilen çiğ veya tam pişmemiş et ürünleri ve sığır etinden bulaşabilir. Çiğ et ürünleri, tütsülenmiş balık ve yumuşak peynirler, pastörize edilmemiş süt ve pastörize edilmemiş süt ürünleri içeren ürünler, sebzeler ve salatalar listeriosis taşıyıcısı olabilir. Listeria, vakumla kapatılmış paketlenmiş gıdalarda çoğalabilir. Çiğ, hayvansal bazlı gıdalar hamilelikte özellikle yüksek risk taşıyan salmonelloz gibi diğer enfeksiyonlara da sebep olabilir. Bunlar nedeniyle; bu gibi gıdalardan özellikle hamilelik sürecinde kesinlikle kaçınılmalıdır.

Emzirme Döneminde Beslenmede Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Emziren kadınlar, yeterli besin alımını sağlayan ve doğum öncesi alınan kiloların doğum sonrası verilmesini destekleyen dengeli bir diyet tüketmelidir.
  • Emziren kadınlar, bebeğin ileride aşırı kilolu olması veya obezite riskini azaltmak amacıyla diyetlerini değiştirmeye teşvik edilmelidir.
  • Annenin emzirme döneminden önce ve emzirme döneminde dengeli beslenmesi, annenin ve bebeğin sağlıklı vücut ağırlığını ve anne sütünün içeriğini etkileyebilir.
Yorum Bırakın